General Ali Rıza Gürcan Cd. Çırpıcı Çıkmazı Sk. No: 2 Kat: 11 Daire: 64 Merter, Zeytinburnu – İstanbul
tren

İş Hukuku

Anasayfa » İş Hukuku

İş kanunu öncelikle işçinin haklarının korunması amacıyla geliştirilmiş bir kanundur. İş Hukuku İşçi ve işveren arasında genelde karşılaşılan anlaşmazlıklar tazminat ve haksız sözleşme feshi gibi konuları ele alır. EHB olarak iş davalarında uzman ekibimizle işçi ve işverenin hukuki anlamda ihtiyacı olan desteği sağlıyoruz. İş kanunu kapsamında işçi ve işveren arasındaki her türlü anlaşmazlıklar edindiğimiz tecrübe sayesinde kısa sürede çözüme kavuşmaktadır. İşe alma, işten çıkarma ve iş sözleşmeleri işçi, işveren ilişkilerinin düzenlenmesi iş hukuku alanlarına girmektedir.

İşçi ve işverenin karşılıklı olarak birbirine bağımlı kılan iş sözleşmelerinin farklı türleri bulunmaktadır ve davalar hukuki anlamda farklı prosedürlere göre ilerlemektedir.

İşçilerin hali hazırda sahip olduğu izin, doğum, sağlık ihtiyaçları kısıtlanabilmekte ve kendi haklarından habersiz işçiler hukuki destek almadığında telafisi güç zararlara uğrayabilmektedir. Bu noktada kanuni haklarınızdan doğan haklarınızı almanız noktasında EHB olarak size profesyonel destek sunarız.

İşveren avukatı olarak ise ikili sözleşmeleri belirleme, maddeleri düzenleme, yasal izin, mesai prosedürlerini ve Kişisel Verileri Koruma Kanunu altındaki maddelerin hazırlanması vb. görevleri üstlenmekteyiz. Fesih ve anlaşmazlık durumlarında yasal süreç devam ederken işçi ile gerekli iletişimi kurmakta işveren müvekkilimizin haklarını mevzuata uygun şekilde savunmaktayız.

İş hukuku alanında verdiğimiz bazı hizmetler şu şekildedir:

  • İş hukuku danışmanlığı
  • İş hukukunda arabuluculuk
  • Hizmet tespiti davaları
  • İş kazaları
  • Meslek hastalığı davaları
  • Mobing davaları
  • Kıdem tazminatı davası
  • İhbar tazminatı davası
  • Kötü niyet tazminatı davası
  • Maddi manevi tazminat davaları
  • İşe iade davası
  • Fazla çalışma ve izin ücretleri davaları

İş Hukuku Alanında Sıkça Sorulanlar

Kıdem tazminatı nedir? Şartları nelerdir ?

İşçinin en az 1 yıl süreyle çalışmış olduğu kurumdan işine son verilmesi veya belli şartlarda işten kendi rızasıyla ayrılması halinde işverenin ödemesi gerektiği tazminattır.

Şartları:

  • İşveren tarafından iyi niyet ve ahlaki kurallara aykırılık dışındaki sebepler
  • İşçi tarafından sağlık, iyi niyet ve ahlaki kurallara aykırılık, iş yerinde işin durması nedenleriyle sözleşme feshi
  • Askerlik nedeniyle işten ayrılma
  • Emeklilik nedeniyle işten ayrılma
  • Kadının evlenmesi halinde 1 yıl içinde işten ayrılma
  • İşçinin ölümü

Bu koşullardan herhangi birinin gerçekleşmesi halinde kıdem tazminatı ödenmelidir.

İşten çıkartıldım. Ne yapmam gerekir?
4857 sayılı İş Kanunu’na bağlı olarak çalışan bir işçinin iş sözleşmesi işvereni tarafından haksız yere feshedilirse, ihtarname gönderip haklarınızı talep edebilirsiniz. Haklarınız ödenmezse, bağlı bulunduğunuz yerdeki Adliyeler içerisinde bulunan Arabuluculuk Bürosuna müracaat ederek, haklarınızı talep etmeniz yasal bir zorunluluktur. Arabulucu nezaretinde yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanmazsa bu durumda iş mahkemeleri nezdinde dava açıp yasal haklarınızı arayabilirsiniz. Noterden bir ihtarname çekerek ihtarnamede işten çıkarıldığınızı, bu süreçte sizin bir kusurunuzun bulunmadığını ifade edebilir ve ödenmemiş haklarınızı talep edebilirsiniz. Ardından işe iade davası şartları sağlanıyor ise işe iade davası açabilir. İşe iade davanız lehinize sonuçlanır ve işvereniniz sizi işe başlatmazsa 8 aya kadar ve çalışamadığınız süreler için de 4 aya kadar olmak üzere toplamda 12 aya kadar ücretiniz tutarında tazminata hak kazanabilirsiniz. Ardından ödenmemiş kıdem, ihbar tazminatı, genel tatil/bayram ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti gibi işçilik alacaklarınız için dava açabilirsiniz veya işe iade davası açmaksızın işçilik alacaklarınız için dava açabilirsiniz. Tüm bunlara ek olarak işyerinde bir mobbing ile karşılaştıysanız kişilik haklarının ihlalinden bahisle; Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu’na dayalı maddi ve manevi tazminat davası açabilir ayrıca şartları dahilinde İş Kanunu m.5’e dayalı olarak ayrımcılık tazminatı talep edebilirsiniz.
Mobing nedir?
İşçinin bir grup işçi veya işveren tarafından duygusal anlamda aşağılanıp, psikolojik şiddete maruz bırakılmasıdır.

Bu tarz durumlarda ALO 170 ( Çalışma ve sosyal güvenlik iletişim merkezi), BİMER ve Türkiye İnsan Hakları Kurumu’na başvuruda bulunulabilir.

Mobinge uğrayan işçinin hakları nelerdir?
Kanıtlaması zor olmakla birlikte bu tarz davalarda işçi kıdem ve ihbar tazminatları almasıyla beraber işverene manevi tazminat davası da açabilmektedir. Ayrıca işverenin eşit davranma borcunu ihlal etmesi nedeniyle yüklü miktarda tazminat ödemek durumunda kalması olasıdır.
İş veren çalışanına zam yapmak zorunda mı?
İş sözleşmesinde zam taahhüdünde bulunulmadıysa işverenin zam yapma yükümlülüğü yoktur. Haklı fesih sebebi değildir.
Deneme süresi nedir? Ne kadar olmalıdır?
İşçi veya işverenin karşılıklı olarak tazminat ve bildirim süresinde gerek kalmadan sözleşmelerini fesh edebildikleri süre zarfıdır. Bu süre zarfında işçinin tüm özlük hakları saklıdır.
Hangi davalar arabulucuya tabidir? Arabulucuya başvurmak zorunlu mudur?
Arabuluculuk, davaya alternatif iradi bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Taraflar dilerse dava yoluna başvurmaksızın resmi bir arabulucuya başvurabilir. Bu bakımdan arabuluculuğun ihtiyari olduğu ileri sürülebilir ancak bazı davalar açısından dava öncesi arabulucuya başvurma zorunluluğu mevcuttur. Bunlar; iş davaları açısından işe iade davası, işçi veya işveren alacağı davası ve manevi tazminat davaları olup iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklı davalar yahut sosyal güvenlik sigortasına ilişkin davalarda arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur ancak denildiği üzere taraflar dilerse dava öncesi veya davadan sonra her zaman arabulucuya başvurabilir, hatta arabulucuya başvurmaksızın kendi aralarında anlaşarak sulh olabilirler. Ticari davalar açısından ise mutlak veya nisbi ticari sayılan ticari dava niteliğindeki her türlü alacak veya tazminat davalarında zorunlu olarak dava öncesi arabulucuya başvurulması gerekmektedir. Son olarak; henüz yürürlüğe girmese de 20/03/2020 tarihli HMK ve Bazı Kanunlarda Yapılacak Değişikliklere İlişkin Kanun Teklifi ile kanun yürürlüğe girdikten sonra tüketici hakem heyetine ilişkin uyuşmazlıklar ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un md.73/1 ve md.74 hükmünde bahsi geçen davalar haricindeki tüm tüketici davalarına yönelik olarak da arabulucuya başvuru şartı getirilmesi gündeme gelecektir.
Bize soru sormaktan ve hizmet almaktan çekinmeyin!