General Ali Rıza Gürcan Cd. Çırpıcı Çıkmazı Sk. No: 2 Kat: 11 Daire: 64 Merter, Zeytinburnu – İstanbul
tren

Meşru Müdafaa

28.01.2021
245
Meşru Müdafaa

Meşru Müdafaa TCK’nın 25. Maddesinde tanımlanmıştır. Meşru Müdafaa bir kimsenin

  • gerek kendisine,
  • gerekse başkasına yönelik bir hakka,
  • yönelmiş,
  • gerçekleşen,
  • gerçekleşmesi ve tekrarı muhakkak olan
  • haksız bir saldırıyı
  • o anda hal ve koşullara göre
  • saldırı ile orantılı olarak
  • defetmek zorunluluğu;
  • ile işlenen fiillerden dolayı faile ( eylemi gerçekleştiren kişiye) ceza verilmez.

Yasa koyucu, meşru müdafaa ( meşru savunma) düzenlemesini yaparken, “her türlü hakka yönelik bir saldırı” demek suretiyle bu alanı sınırlı, dar tutmamıştır. Olası toplum nezdinde karşılığı olan  sosyal gerekleri de karşılayacak boyutta geniş kapsamlı bir düzenleme yapmıştır.

Bir diğer hususta toplumda suç işlemeye niyetlenen kişilerin suç işlemesi halinde, suç işledikleri takdirde başka bir amaç da meşru müdafaa yoluyla karşılık görecekleri endişesiyle suç işlemekten vazgeçmeleridir.

Yine yasa koyucu, “haksız saldırı” ile “gerçekleşen haksız saldırı”yı ve  “ tekrarı muhakkak haksız saldırı”yı aynı kategoride değerlendirmiştir. Böyle bir haksız saldırıya maruz kalacak olan kişilerin saldırı karşısında kendilerini koruma olanağı ve yöntemleri de genişletilmiştir.

Meşru müdafaanın saldırı ile orantılı olması meşru müdafaanın (meşru savunmanın;) en kritik eşiğidir. Saldırıya uğrayan kişi veya bir diğer anlatımla haksız saldırıyı ortadan kaldıracak kişi, eylemi yapılan haksız saldırıyı ancak etkisiz kılmak amacıyla gerçekleştirmelidir. Ancak bu şekilde davranarak hukuki korumadan, himayeden faydalanabilir. Aksi takdirde kişinin kanun koyucunun gerekçesine ve TCK 25. Md yargıtay kararı kapsamındaki meşru müdafaanın sağlamış olduğu hukuki korumadan yararlanması mümkün değildir.

Meşru müdafaa halinde kişinin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığının kabulü için,

  • Kendisinin veya 3. Bir şahsın hakkına yönelik bir saldırının var olması zorunluluğu,
  • Bu saldırının derhal uzaklaştırılması gereken bir saldırı olması,
  • Saldırıya karşı koyan kimse saldırganın eylemini uzaklaştırmaya yetecek ölçü ve oranda kuvvet ve/veya savunma aracı kullanma zorunluluğu olmak zorundadır.

Aksi takdirde meşru müdafaa sınırı aşılmış olur. Bu durumda, saldırıyı gerçekleştiren faile karşı koyan kişi, kanunun öngördüğü hukuki korumaya ilişkin saldırıyı defetmek suretiyle türk ceza kanunu maddelerinden yararlanamaz.

Yargıtay kararları ve doktrinde belirtildiği şekliyle, Meşru müdafaanın özünü kişinin kendini koruma içgüdüsü oluşturur. Meşru savunma, halinde saldırıya uğrayan kişinin hakkı saldıranın hakkından üstün tutulur ancak bu durumda sıkça tekrar edildiği üzere meşru müdafaa sınırının aşılmaması, haksız bir saldırı gerçekleşmemiş olması gerekmektedir.

Meşru Savunmada Saldırıya İlişkin Şartlar

  • Bir saldırı bulunmalıdır,
  • Saldırı hukuka aykırı ve haksız bir saldırı olmalıdır.
  • Saldırı hukuken korunan bir hakka yönelik olmalıdır.
  • Saldırı ile saldırıya karşı savunma eş zamanlı olmalıdır.

Savunmaya İlişkin Şartlar (Savunmanın Meşru Sayılabilmesi İçin Aranan Şartlar)

  • Savunmanın bir saldırıya karşı zorunlu olması gerekmektedir.
  • Saldırı ve savunma arasında bir orantı olmak zorundadır.
  • Savunmanın bir saldırıya karşı ve saldırıyı gerçekleştirene yöneltilmesi gerekmektedir.

Meşru müdafaa nedir?

meşru müdafaa nedirMeşru Müdafaa, bir kimsenin gerek kendisine, gerekse başkasına yönelik bir hakka, yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi ve tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı olarak defetmek zorunluluğu ile işlenen fiil olarak adlandırılabilir.

Meşru Nüdafaa Halinde Ceza Verilir Mi?

TCK 25 Madde kapsamında meşru müdafaa sınırını aşmamak koşuluyla haksız saldırıyı, saldırıyla eş zamanlı olarak,  orantılı bir şekilde ortadan kaldırmak için hareket ederseniz işlenen eylemden dolayı eylemi gerçekleştiren kişiye ceza verilmez.

Meşru Müdafaa da Nasıl Ceza Verilir?

Meşru müdafaa sınırını aşarsanız kasten aşarsanız meşru müdafaa hakkından yararlanamazsınız ve kasten bir suç işlemiş gibi ceza alırsınız.

Zorunluluk Hali / IZTIRAR HALİ

Bir kimsenin kendisinin sebep olmadığı bir tehlikeden, kendisini veya bir başkasını kurtarmak zorunluluğu içinde, tehlikeyi uzaklaştırmak amacıyla, suç teşkil eden bir eylemi gerçekleştirmesi halidir. Zorunluluk Hali bir diğer adıyla ıztırar hali, kendisine yönelik bir tehlikeyi ortadan kaldırmak için bir başkasına zarar verme ve bu kişiye yönelik bir tehlike yaratmak olarak da tanımlanabilir.

TCK 25. Md 2. Fıkrasında kusurlu olmayı ortadan kaldıran bir eylem olarak zorunluluk, zaruret veya ıztırar hali düzenlenmiştir.  Bu duruma karşı meşru müdafaa nedeniyle ceza söz konusu değildir.

Meşru savunma hususundan farklı olarak zorunluluk halinde gerçekleşen durum bir saldırı değil, tehlikenin söz konusu olmasıdır.  Zorunluluk hali olabilmesi için, öncelikli olarak belli başlı bir takım şartların bulunması gerekir;

Tehlikeye ilişkin koşullar

  • Tehlikenin varlığı,
  • Tehlikenin muhakkak olması,
  • Tehlikenin kişiye karşı yönelmesi,
  • Tehlikeye bilerek sebebiyet vermemek,

Korunmaya ilişkin şartlar

  • Tehlikeden başka türlü korunma imkanı bulunmaması,
  • Karşılaşılan tehlikenin ağırlığı ile kullanılan araç arasında orantılılık olmak zorundadır.

Meşru Müdafaa ile Zorunluluk Hali Arasındaki Farklarmeşru müdafaa şartları

  • Meşru Müdafaa ile Zorunluluk Hali arasında ki en önemli fark, Meşru savunma halinde gerçekleştirilen eylem hem ceza hukuku hem de özel hukuk açısından sorumluluk gerektirmezken, zorunluluk halinde gerçekleştirilen fiil, açısından cezai sorumluluk olmamakla birlikte üçüncü kişiye hakkaniyete uygun tazminat ödeme yükümlülüğü vardır.
  • Meşru savunma saldırgana yönelik yapılırken, zorunluluk halinde ise tehlikeye sebebiyet vermeyen olaydan habersiz kişiye karşı yapılır.
  • Meşru müdafaada mutlaka kusur olmak zorunda değildir. Yani kusurlu hareket eden kişi de kendini savunabilir ve bu haktan yararlanabilir. Zorunluluk halinde ise tehlikeye bilerek sebebiyet vermemek gerekir.
  • Meşru savunmada korunan değer ile zarar verilen değer arasında mutlak eşitlik aranmazken söz konusu zorda kalma halinde korunan ve zarar verilen değerin en azından eşit olması gerekir.
  • Meşru savunmada hareket bir insandan kaynaklanır. Zorunluluk halinde ise tehlike insan, hayvan veya bir doğa olayından kaynaklanabilir.

Iztırar Hali Nedir?

Bir kimsenin kendisinin sebep olmadığı bir tehlikeden, kendisini veya bir başkasını kurtarmak zorunluluğu içinde, tehlikeyi uzaklaştırmak amacıyla, suç teşkil eden bir eylemi gerçekleştirmesi halidir. Zorunluluk Hali bir diğer adıyla Iztırar Hali, kendisine yönelik bir tehlikeyi ortadan kaldırmak için bir başkasına zarar verme ve bu kişiye yönelik bir tehlike yaratmak olarak da tanımlanabilir.

Zorda Kalma Hali Nedir?

Bir kimsenin kendisinin sebep olmadığı bir tehlikeden, kendisini veya bir başkasını kurtarmak zorunluluğu içinde, tehlikeyi uzaklaştırmak amacıyla, suç teşkil eden bir eylemi gerçekleştirmesi halidir. Zorunluluk Hali bir diğer adıyla Iztırar Hali, kendisine yönelik bir tehlikeyi ortadan kaldırmak için bir başkasına zarar verme ve bu kişiye yönelik bir tehlike yaratmak olarak da tanımlanabilir.

Iztırar halinde zorda kalarak bir başkasına zarar verdim ceza alır mıyım?

Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

Iztırar halinde zorda kalarak bir başkasına zarar verdim zarar verdiğim kişi zararını benden tazmin eder mi?

Iztırar hali, zorda kalma halinde 3. Şahsa verilen zarardan dolayı cezai sorumluluk olmamakla birlikte 3 şahsa vermiş olduğunuz maddi zararın zarar gören tarafından talep edilmesi halinde, zarar veren kişi, zarara uğrayan tarafa hakkaniyete uygun tazminat ödemekle yükümlü olur.

MEŞRU MÜDAFAA SINIRININ AŞILMASI

5237 Sayılı TCK’nın 2. Bölümünde yer alan “Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler”

Başlığı altında düzenlenen “Sınırın Aşılması” başlıklı 27. Maddesi, hukuka uygunluk hali içerisinde bir sınırın aşılmasından bahsetmektedir. Şayet olayda hukuka uygunluk yoksa TCK 27. Md anlamında sınırın aşılması halinden bahsedilmesi mümkün değildir. Hukuka Uygunluk halinde sınırın aşılması hali kişinin kusurlu olup olmadığını etkileyen bir durumdur.   Hukuka uygunluk sınırı içerisinde madde hükmünden yararlanan kişinin fiilinin, sınırı aşan kısmı hukuka aykırı hale gelir.

Meşru Müdafaa Sınırı Nasıl Aşılır

  • Meşru Müdafaa Sınırının Kasten Aşılması

Ortada hukuka uygunluk haline ilişkin tüm şartlar mevcutken, buna göre fail kasten bu hukuka uygunluğu ortadan kaldırmaya yönelik olarak hareket edip sınırı aşarsa, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı cezalandırılır. Bu durumda kasten eylem gerçekleştirildiği için, herhangi bir hukuka uygunluk nedeninin var olmasının hiçbir önemi yoktur.

  • Meşru Müdafaa Sınırının Taksirle Aşılması

Hukuka uygunluk sebeplerinde sınır taksirle aşılabilir. Kişinin hukuka aykırı durumun varlığı halinde, tedbirli ve dikkatli davranmasıyla sınır aşılmazken, şahsın hukuka aykırı durum karşısında, tedbirsiz ve dikkatsiz davranmasıyla sınırın taksirle aşılması söz konusu olur. Failin taksirli olarak gerçekleştirdiği eylem nedeniyle, cezai sorumluluğunun olabilmesi için, bu suçun kanunda taksirle işlenen bir suç olarak düzenlenmiş olması gerekir. Taksirle işlenen suç nedeniyle kanunda taksirli suçlar için ön görülen cezanın 1/6’dan 1/3’üne  kadar indirim yapılarak fail hakkında cezaya hükmolunur.

TCK 27/1 “Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.”

  • Meşru Müdafaanın Korku, Panik ya da Heyecan Gibi Nedenlerle Sınırın Aşılması

TCK 27/2 fıkrasında meşru müdafaa sınırının aşılması haline özel bir düzenleme getirilmiştir. Meşru Müdafaa içerisinde bulunan kişi, bulunduğu durumun etkisiyle; korku, panik, telaş ve heyecan içerisinde hareket ederek sınırı aşmışsa, bu durumda kusurlu kabul edilmez. Sınırı aşması nedeniyle, bir nevi kusur yeteneğinin ortadan kalktığı kabul edilerek failin cezalandırılması yoluna gidilmez.

TCK 27/2 fıkrasında; “Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.”

Meşru Müdafaa da sınır nasıl aşılır?

Meşru müdafaa sınırının aşılabilmesi için önce kanunda belirtilen hukuka uygun bir halin varlığı gerekir sonra sınır aşılabilir. Hukuka uygun bir durum yoksa sınırın aşılması olmaz.  O fiil nedeniyle TCK da işlenen suçun cezası neyse onunla cezalandırılırsınız. Hukuka uygunluk sebeplerinde sınırın aşılması  ancak taksirle aşılabilir. Hukuka uygunluk sebeplerinin tümünün var olduğu bir durumda tedbirsiz dikkatsiz davranarak sınırı aşarsanız TCK 27/1 md kapsamında taksirli suç işlemiş gibi indirimden istifade ederek cezalandırılırsınız.

Meşru müdafaa taksirle sınırı aşarsam ceza alır mıyım?

Meşru müdafaa sınırını taksirle aşarsanız. Bu durumda gerçekleştirdiğiniz suç TCK da taksirle işlenen suçlardansa suç taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte bir hak kadarı indirilerek ceza verilir. TCK 27/1 md

Meşru Müdafaa sınırını Korku, Panik, Heyecan Gibi Nedenlerle aşarsam ceza alır mıyım?

Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.

Meşru müdafaa da sınırın aşıldığı nasıl anlaşılır?

Meşru Müdafaa sınırının aşılması, TCK da belirtilen şartların, saldırıyı defetme durumunun içeriğine göre değerlendirilmesi sonucu belirlenir.

Meşru müdafaa nasıl olur?

Meşru müdafaada saldırı ve savunma aynı zamanda yapılmış olmalıdır. Saldırıdan sonra veya saldırı ihtimalinin düşük olduğu durumlarda meşru müdafaa yapılamaz.

Mefruz Meşru Savunma Nedir?

Savunmada bulunan kişiye gerçek bir saldırı bulunmadığı zamanlarda, saldırı hususunda yanılıp savunmaya geçmiş kişinin fiili için meşru müdafaadan yararlanıp yararlanamayacağı tartışılmaktadır.

Haksız tahrike karşı meşru müdafaa olur mu?

Haksız saldırının sonlanmasından sonra yapılan savunma fiilinde meşru müdafaa hükümleri uygulanmayacaktır, haksız tahrik eylemi uygulanacaktır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bize soru sormaktan ve hizmet almaktan çekinmeyin!